TOP CİMRİSİ

blog yazısı ekle !

TOP CİMRİSİ

Basketbolda, ball hog demek aslında topu paylaşmayan, çok fazla elinde tutan oyuncular için kullanılan alaycı, iğneleyici bir yakıştırmadır. Hog, kelime anlamı itibarıyla "yaban domuzu, domuz" gibi çok aşağılayıcı anlamlar taşıyorsa da, bu yakıştırmanın Türkçede tam bir karşılığı henüz yoktur. Ancak, hafif iğneleyici amacına yeterli gelecek şekilde, "top cimrisi" anlamı içeren bir terim olarak düşünülebilir.

Ankara'da Basketbol Okulları için nerelere gidebilirsiniz?
Ankara Basketbol Okulları






Basketbol topunu kullanırken, top cimriliği yapmak, yani uygun bir fırsat yakalandığında topu takım arkadaşı ile paylaşmaktan kaçınmak, tüm basketbol kategorilerinde asla hoş karşılanmayan ve takım düzenini olumsuz yönde etkileyen bir yaklaşımdır. Aslında basketbol kuralları dahilinde herhangi bir ihlal söz konusu değildir; bir basketbol oyuncusunu, ball hog yani top cimrisi olarak nitelendirmek, oldukça öznel bir değerlendirme olacaktır; çünkü bir izleyiciye göre oyuncu bencil oynuyor gibi görünebilirken, bir diğer izleyici ise bu durumu başarılı bir oyun taktiği olarak kabul edebilir.

Top cimriliği, özellikle diğer takım arkadaşları çok daha uygun pozisyonda oldukları halde, gereksiz yere atılan şutları ve zor atış denemelerini akla getirmektedir. Top cimrileri, basketbol topunu çok fazla kullanarak neredeyse maçı tekellerine almaya (bireysel oynama) çalışırlar, genellikle sık sık top sürmeye yeltenirler ancak bu sırada takım arkadaşlarıyla paslaşmaktan da kaçınırlar. Genellikle top cimriliği, takımın toplam şut sayısı içinde basketbol topunu paylaşmayan bir oyuncunun anormal yüksek şut istatistiği fakat buna rağmen isabetli şut ve asist istatistiklerinin düşük olması ile kendini belli eder. Ayrıca asist/top kaybı oranı, bir basketbol oyuncusunun takım arkadaşları ile topu ne derece paylaştığının göstergesi olan başlıca istatistiklerden biridir.

Top cimriliği kavramı aslında bir takım için kısa ve uzun vadede çok zararlı olabilecek önemli bir kavramdır. Örneğin, top cimrisi bir oyuncu, takım arkadaşının kendisine nazaran çok daha yakın veya kolay bir şut pozisyonuna sahip olduğunu görmezden gelerek, çok daha zorlu bir pozisyonda şut atmaya çalışabilir ve yüksek ihtimalle başarısız olması durumunda bu durum takımının hanesine bir kayıp olarak yansıyacaktır. Ayrıca yine alışkanlık haline gelmiş bir top cimriliği durumu, paylaşımı sevmeyen bu basketbolcunun takım arkadaşları, koçu ve hayranları ile arasını açabilir ya da takım içindeki bağlılığı ve ahengi zedeleyebilir. Bir oyuncuyu top cimrisi haline getiren diğer bir olgu ise, maç sırasında kişisel istatistiklerini şişirmeye çalışmasıdır. Asist yüzdelerinde bile karşılaşılabilecek bu durum, oyun hırsıyla her işi sadece kendi başına yapmaya uğraşan, skordan asiste kadar her kategoride sadece kendi istatistiklerini öne çıkarmaya çalışıp topu elinde oyalayan bir oyuncu yüzünden, takımın yenilgisine kadar varabilen sonuçlara yol açacaktır.

Profesyonel liglerde ise, tanımlama biraz daha ayrıntılı olabilir. Fevkalade yetenekli bir oyuncu, takım içerisinde kendi özelliklerine benzer çok az oyuncu olması ve isabetli şutlarda çok başarılı ve top kaybetme yüzdesinin oldukça düşük olması gibi takım adına kilit bir rol üstlendiği durumlarda, basketbol topunu uzun bir süre için kendisinde bulundurabilir. Bu temel oyunculuk vazifesini tam olarak top cimriliği olarak adlandırmak yanlış olacaktır. Çünkü profesyonel bir takım için, en büyük hedef maçı kazanmak olduğu için; bunu başarırken, doğal olarak, farklı derecelerde ve farklı yeteneklerdeki oyuncular arasında meydana gelecek olan dengesizlikleri göz ardı etmek söz konusu olabilir. Fakat amatör liglerde ya da çocuklar arasındaki karşılaşmalarda, maçı hangi takımın kazandığından bağımsız olarak, topu elinde çok fazla tutmak sportmenlik dışı bir davranış olarak ayıplanacaktır.