SPORCULARIMIZIN İYİLİĞİ İÇİN AİLELERİNE ÖNERİLERİMİZ

blog yazısı ekle !

SPORCULARIMIZIN İYİLİĞİ İÇİN AİLELERİNE ÖNERİLERİMİZ

Yazar Bilgileri Alper Ferah Basketbol Hocası @ Batıkent Yıldızlar Spor Kulübü - Batıkent
SPORCULARIMIZIN İYİLİĞİ İÇİN AİLELERİNE ÖNERİLERİMİZ:

1. Aileler… ilk öncelikle bu yolculuğun çocuğunuzun yolculuğu olduğunu, sizin yolculuğunuz olmadığı gerçeğini anlamanız gerekiyor. Odak noktanızı onlara destekçi olmak ve cesaret veren bir veli olmaya ayarlayın.

2. Aileler… bu doğru. Koçlar favorilerini oynatırlar. Onların favori oyuncuları takıma kazanmak için en iyi şansı veren, iyi davranışa sahip olan, her gün çok çalışan, rolünü fark eden (rol ne olursa olsun) ve programın kültürünü destekleyen oyunculardır. Eğer koçun sizin çocuğunuzu “beğenmediğini" düşünüyorsanız; bunun sebebi çocuğunuz bu alanların birinde veya daha fazlasında eksik olmasıdır.

3. Aileler… oyunun süresi geçtikçe, koçlar kazanmak ister. Kötü bir şekilde kazanmak isterler. Eğer sizin çocuğunuz maçı kazanmaya yardım edecekse…oynar. Edemeyecekse, oynamaz. Nokta.

4. Aileler… çocuğunuzun koçu, onun için uygun olan oynama zamanını belirlemek ve değerlendirmek için sizden daha iyi bir konumda, çünkü onlar her şeyi görüyorlar. Bireysel idmanları, takım idmanlarını, toplantıları, maç öncesi/sonrası filmleri ve maçları (bütün aileler burada yanılgıya düşüyor çünkü onlar sadece maçları görüyor)

5. Aileler… tecrübe ve profesyonel geliştirme sayesinde koçlar genellikle daha iyi basketbol IQ'suna sahip ve yine oyunu ailelerden daha iyi anlıyorlar (yani koçun X'leri & O'larını veya yeteneği yargılamasını sorgulamak uygunsuzdur)

6. Aileler… çocuğunuza kenardan koçluk yapmayı bırakın. Oyuncunun talimat alması gereken tek “ses", kenardaki koçlarının “sesi" olmalıdır. İstediğiniz kadar bağırın ancak onlara kenardan koçluk yapmayın. Bu sizin işiniz değil.

7. Aileler… çocuğunuzu Dünya'daki her şeyden daha fazla seviyorsunuz. Her zaman onun için ne iyiyse, onu istersiniz (gayet anlaşılabilir ve saygı duyulacak bir şey). Ancak koçun yükümlülüğü, takım için en iyisini yapmaktır. Çoğu zaman sizin çocuğunuz için en iyisini düşündüğünüz şey, takım için uyumlu değildir.

8. Aileler… hiçbir zaman çocuğunuzun oynama zamanını, stratejisini veya başka bir oyuncuyu çocuğunuzun koçuyla tartışmamalısınız. Hiçbir zaman. Bu 3 alan, koçun kutsal alanıdır.

9. Aileler… politika yapmak hiçbir zaman çocuğunuza daha fazla oynama zamanı vermeyecektir. Size yemin ediyorum şu açıklama hiçbir zaman bir koç tarafından söylenmemiştir, “Gerçekten Jeffrey'i daha fazla oynatmam gerekiyor çünkü annesi onun yeteri kadar oynadığını düşünmüyor."

10. Aileler… çocuğunuzu herhangi bir konu hakkında, soru veya endişeleri varsa (veya sizin) direkt koçuyla bir görüşme ayarlayarak konuşması konusunda cesaretlendirmelisiniz. Benim inancıma göre, ailesi olarak, görüşmeye gitmeye hakkınız var. Fakat orada konuşma çocuğunuz ve koçu arasında olmalıdır.

11. Aileler… çocuğunuzun koçunu arabada eve giderken veya akşam yemeği masasında baltalamayın. Akıllıca, agresif olarak yaptığınız, “Senin koçun ne yaptığını bilmiyor" veya “Senin daha fazla oynamadığına inanmıyorum" tarzındaki yorumlar sizin çocuğunuzu rahatlatmaz (buna rağmen sizin amacınızın bu olduğuna eminim) fakat onların kötü davranışlar sergilemesine, bahaneler uydurmasını sağlar… bunların ikisi de kabul edilemezdir.

12. Aileler… eğer çocuğunuz hak ettiği oynama sürelerini almadığını düşünüyorsa veya çekişmeli geçen bir maçı kaybettilerse… bu tecrübeyi güçlü bir eğitim aracı olarak kullanın. Onlara buna nasıl sahip olacaklarını öğretin. Onlara gelecekte bir şeyi nasıl yapıp, daha farklı bir geri dönüş alacaklarını öğretin.

13. Aileler… hakemleri azarlamayı bırakın. Bu kötü bir örnek teşkil eder ve sizi aptal gösterir. Hakemler ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar. Çoğu zaman hakemler doğru bir düdük çalmak için ailelerden daha iyi bir pozisyondalar ve kuralları daha iyi biliyorlar. Ve size yine yemin ediyorum ki şu açıklama da hiçbir zaman yapılmadı, “Lütfen maçı durdurabilir miyiz? Herkes adına üzgünüm. Tribünde bağıran anne haklı, onun çocuğuna son pozisyonda faul yapıldı."

14. Aileler… çocuğunuzun bu sporu profesyonel olarak yapması mümkün değildir. İstatistiksel bir gerçek der ki; küçük yaşlarda basketbol oynayan çocukların çok azı profesyonel olarak bu sporu sürdürebilir. Yani, bırakın da onlar bu yolculukta eğlensinler. Onların basketbol oynama zamanları sizin zannettiğinizden çok daha önce bitecek. Basketbolu, büyüdüklerinde lazım olacak hayat derslerini öğretmek için bir araç olarak kullanın.

15. Aileler… çocuğunuzu çok fazla zorlamayın. Cesaret vermek, tavsiye vermek normaldir. Çocuğunuzu mükemmelliğin çok üst standartında tutmak da… fakat onları ekstra şut atmaya veya ekstra antrenman yapmaya zorlamayın. Bu tarz şeylerin onların içinden gelmesi gerek, sizin değil. Eğer onlar bu tarz şeyleri yapmayı seçerse, destekçi olun. Eğer yapmamayı seçerlerse, her şeyin azını seçerlerse, en sonunda potansiyel bir hayat dersi öğreneceklerdir (takımın kadrosuna girememe, bekledikleri oynama zamanlarını alamama vs.)

16 Aileler… yapabileceğiniz en iyi şeylerden birisi de çocuğunuzun koçuyla kaliteli bir ilişki geliştirmektir.
(ALAN STEIN'DAN ÇEVİRİDİR.)